Ana içeriğe atla

YAZ!*!SÖZ!*!ŞARKI!*!..VS**

   Bir yaz mevsimini daha tarihin tozlu sayfalarına göndermiş bulunuyoruz.Yazın şikayet ettiğimiz sıcakları özleme zamanıdır şimdi yavaş yavaş.Ne kadar nankör insanlarız dimi her şeyi işine geldiği gibi kullan işine gelmeyince şikayet et.Biz nankör insan topluluğu olarak düzenimiz bu.Neyse ben yazımın asıl mevzusuna geleyim.Bu yazıyı yazmakta ki amacım yazın dinlemekten bıktığım şarkılar.Evet başlayalım eminim yapmış olduğum liste bir çok seçenek ile çoğaltılabilir.Gelsin maddeler:
  • Fettah Can:(Bu kişi ile ilgili şarkı ayrımı yapmıyorum söylemiş olduğu bütün şarkılar bu kategoriye dahil.Lütfen şarkı söylemeyi bıraksın zira öyle bayık bayık şarkı söylemeler falan hiç hoş değil.Sen yaz şarkını at denize halik bilmezse malik bilir bize de yazık ama lütfen...)
  • Eflatun-Burcu Güneş&Çıkmaz Sokaklar:(Ne karanlık odalardan ne masallardaki cadılardan korktum her radyoyu televizyonu açtığımda bu şarkı karşıma çıkacak kadar o kadar yani...)
  • Sıla&Yoruldum:(Sıla seni severim bilirsin bu sitemim sana değil bu şarkıyı sürekli çalan radyolara müzik kanallarına.Ama sen de bir el mi atsan şu duruma bak seni sevenler bile senden bıkar oldu...)
  • Serdar Ortaç&Üzecek Adam Çok:(Yıllardır kendisini dinleriz şarkılarındaki müzik alt yapısı hep aynı olmakla beraber tarzı da değişmez hali ile.Sana dün gece asılı kaldım, kaldım yüreğine yazılı kaldım kaldım senden bıkmak zorunda kaldım kaldım buna sen mecbur ettin ettin...)
  • Tarkan&Aşk Gitti Bizden:(Yok ya sevemedim ben bu şarkıyı tamam mega star olabilir ama her söylediğini de beğenecek halimiz yok dimi)
  • Ebru Gündeş:(Kendisinin yazın çıkarmış olduğu albümdeki bütün şarkılar bu kategoriye dahil olmakla beraber olmamış diyorum.Kendisinin vermek istediği mesaj ortadadır çocuk da yaparım kariyer de bitmedim ben buralardayım biline meydanı size bırakmam gerekirse romayı bile yakarım...)
  • Emre Aydın&Soğuk Odalar:(Bu şarkı ile ilgi düşüncelerimi daha önceden belirtmiştim zaten ama üzerinden o kadar zaman geçmiş olmasına rağmen kendisi hala radyolarda bangır bangır çalmakta soğudum senden bilesin ne kadar soğuk bir insanmışsın sen ya soğuk odalarda örtünecek yorgan bulama emi...)
  • Kolpa&Beni Aşka İnandır:(Hayır işin ilginci bunları dinlemekten bıktığımız yetmiyormuş gibi bir de arkadaşlar bunları remix ile ısıtıp önümüze sunmaları hiç hoş değil hayır amaç ne biz onu öyle yaptık ama olmadı bir de böyle dinlesen seversin seversin olmadı zorla sevdiririz böyle ayaklara kolpalara hiç gelemem of ki ne offfff...)
  • Emre Kaya&Toz:(Tamam piyasada yeni olabilirsin ama tek şarkı ile de nereye kadar be hacı tembellik yani senin bu yaptığın insan kendinden sıkılır tek şarkılık bir aşkmış seninkisi resmen...)
  • Mustafa Sandal&Ego:(Bir Serdar Ortaç vakası daha diyebiliriz.Sözler müzikler değişen tek şey kelimelerin yeri olmalı şarkılarını severdim galiba hatırlıyorum en son neydi gidenlerden bir tek seni bana ekledim seni deli gibi bekledim gidenlerden böyle şarkılar yap canımsın...)

Evet dediğim gibi bu liste uzayabilir kişiye göre.Yaz bittiğine göre umarım artık kendileri gelecek yaza kadar raflara kalkar hatta bir kaç sene kalksın belki özlerim sizi.Emeğe saygımız sonsuz olabilir ama birinin de bir yerde ses çıkarması lazım bu düzene dimi.Bizi bunları dinlemeye mecbur bırakan kişiler kurumlar yatacak yeriniz yok haberiniz ola.Bu yazılarımın devamı gelecektir hep kötülemek olmaz dinlemekten zevk aldıklarımda var tabi.Kusur bulmakta üstümüze yok tabi yaradılışımız nedeni ile. Mükemmel bir sofrayı överken bile bir kuş sütü eksik deriz.Önemli olan tabi ki insanların yaptıklarını didikleyip hatalarını bulamak değil.Önemli olan bizim de eleştirisel, hatalarının ortaya çıkarılmasına değer bir paylaşımda bulunmak.İnsanın kendisini bilmesi önemli olan; ne övgüden çoğalmak ne yergiden azalmak.İşte bütün mevzu bundan ibaret bu yazının da ana düşüncesi olsun bu...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Başlangıç....

  Nerden başlasam nerden başlasam diye düşünürken başla bir yerdende nerden başlarsan başla dedim sonunda kendime artık.İnsanın kendisini iyi hissetmesi için ne gerekiyorsa onu yapmalı diye düşünüyorum.Tabi ki mecburiyetleri yok sayarak değil..:))İçimizde saklı kalanları söylemek için bazı şeyler araçtır hayatımızda.Önemli olan bizim bu araçları, imkanları kendimiz için etrafımızdakiler için en iyi şekilde kullanmak.Herkesin bir amacı, hayat felsefesi olmalı şu hayatta...Benim savunduğum en önemli düşünce; mutlaka her insandan birşey öğrenmeli ve aynı şekilde öğretmeliyiz.Bilgi, hepimizin bildiği gibi sonsuz bu evrende ve ne güzel ki sonu da yok...En cahil insandan bile bir şey öğreniyoruz şu hayatta:Cahil Olmamayı...Umarım bu vesile ile tanışırsak sizinle birbirimizin hayatına yeni anlamlar yeni bilgiler katmak dileğiyle....MERHABA...:))))

HAYATIMIZDAKİ DOĞRULAR...

Amerika'nın en etkili kadınlarından Oprah Winfrey'e doğruluğundan emin olduğun şeyler nedir diye sormuşlar. O da emin olduğu 20 şeyi sıralamış: 1.Ektiğin kadar biçersin.Emeğin mutlaka sana aynı oranda geri döner. 2.Kendi hikayeni kendin yaz.Kimse senin senaryonu yazmasın. 3.Geçmişte birinin sana yaptığı bir kötülüğün, bugün hiçbir gücü yoktur.Ancak sen o gücü verirsen olur. 4.İnsanlar sana kendilerini nasıl tanıtıyorlarsa, önce öyle kabul et. 5.Endişelenmek vakit kaybıdır.Öyle yapacağına, endişelendiğin şeyle ilgili bir şey yapmaya harca o zamanı. 6.Neye inandığın, hayallerinden, isteklerinden ve beklentilerinden çok daha güçlüdür.Sonunda her zaman, inandığın şey olursun. 7.Sadece tek bir dua edeceksen, o ''ÇOK ŞÜKÜR'' olsun. 8.Mutluluğun verdiğin sevgi kadardır. 9.Hata, seni başka yöne yönlendiren bir yol işaretidir. 10.Herkesin dediğinin aksine davranırsan, dünya yıkılmaz. 11.İçgüdülerine güven, onlar yalan söylemez. 12.Önce kendini sev.Sonra da...

HİÇ ÜZERİME ALINMAM...

10 yılda 1 kitap okuyoruz! Demokrat Eğitimciler Sendikası (DES)'nın düşünce kuruluşu olan DESAM'ın 'Kütüphaneler Haftası' dolayısıyla hazırladığı rapora göre; Türkler 10 yılda ancak bir kitap okuyor. Aynı rapora göre bir Japon yılda 25, bir İsviçreli yılda 10, bir Fransız ise 7 kitap okuyor. Demokrat Eğitimciler Sendikası (DES) Genel Başkanı Gürkan Avcı, Türkiye'de kitap okunmamasının yapısal nedenleri olduğunu belirterek, okul öncesi dönemden üniversite eğitiminin sonrasına kadar kitap okumanın stratejik bir konu olarak ele alınmadığını söyledi. Kültür, eğitim ve bilim merkezleri olması gereken kütüphanelerin Türkiye'de kitap okutma stratejilerinin olmadığını, kitapların halen e-kitap haline getirilemediğini, oysaki çağımızda kitabın, okurun evine, otomobiline, ayağına kadar götürülmesi gerektiğini kaydeden Gürkan Avcı, "Günümüzde otomobilde, yolculukta, tatilde kitap okumanın önü açılmalıdır. Bunun için sesli kitaplar da yapılmalıd...